Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nostalji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2014 Pazartesi

DANTELSE








Her daim moda aslında insan bu kadar el emeği olmasına kıyamıyor biraz da .Tabii fotolarda ki yastıklar hazır ama benim için çağrıştırdıkları yine de nostalji oluyor. Dekorasyonda da gayet hoş görünüyor.Anneden kalanlar, çeyiz için hazırlananlar derken saklanıp duruyor.Eskilerin olmazsa olmazı idi.Daha kız çocuğu doğar doğmaz başlanırdı hazırlanmaya.Bir annenin en gurur duyduğu hazırlıkları idi .Çoğu gün yüzü görmüyor tabii . Onlarla ilgili projelerim var ama sanırım biraz daha cesaret gerekiyor.Beyazın tüm hallerini görmeye bayıldığım evimde  böyle detaylar da mutlu ediyor beni .
Herkese mutlu haftalar dilerim.

29 Mayıs 2014 Perşembe

SEHPAYDI


Daha önce bir tanesini goblen yapmıştım bu sehpaların bunu  da elden çıkarmak içimden gelmedi.Ne kadar zamandır bizimle hatırlamıyorum ama bir zamanların misafir odası denilen, oturmaya bir türlü kıyılamayan odasında hapsolmuş durumdaydı.Gün yüzüne çıkması bir hayli zaman aldı.Çokta iyi oldu.Sehpaydı pufa döndü Ama üzerinde ağırlanan misafirler,sunulan ikramlar hiç unutulmadı.Mermerinin asil görüntüsü hafızalara yerleşti .Üzerine serilen dantel örtüler hep oldu.
Benim evime de bu haliyle çok yakıştı.
Değerini daha da arttırdı.

23 Mayıs 2014 Cuma

SODALI MAYALI POĞAÇA



1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
1 adet sade soda
2 yemek kaşığı şeker
5.5 su bardağı un
1 yumurta sarısı (üzeri için)
1 paket maya
susam- çörek otu
peynir -karabiber (içi için)

Genellikle alabildiğine un yazan tarifleri eğer deneyip test etmemişsem un miktarını  tutturamam.Bu tarifte bardak ölçüsünü sevdim. Gönül rahatlığı ile mayalı poğaça yaptım. Mayalanma sürecini tepside sağlıyorum yoksa şekil vermesi biraz güç oluyor. Bu sorunu yaşayanlara tavsiye ederim. 


20 Mayıs 2014 Salı

NASIL OLMUŞ?




 Bu sehpa annemden kalan bir parça .....üzerindeki tablo da onu kaybettiğim zamanlarda ince ince işlediğim her bir ilmeğinde hatıraları düşünüp anımsadığım goblenim.Bu ikilinin o yüzden birbirin çok yakısacağını düşündüm.Şimdi evimin en güzel köşesinde çok da  güzel duruyor.

23 Nisan 2014 Çarşamba

NEŞE DOLUYOR İNSAN

23 nisan, çocukluk anılarında ne güzel de  yer alır değil mi?Rengarenk süslenen okullar ve sınıflar,  cıvıl cıvıl kıyafetler, bol heyecan .....Tüm aile erkenden kalkar, bayram çocukları okula diğerleri de kutlamalara hazırlanırdı..Şehir stadına taşınan aile, orada seyyar fotoğrafçıya  fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmezdi. Bu fotoğraf  da Topu topu bir kaç tane olan çocukluk fotoğrafları albümünde  hemen Yerini alırdı.Bir bayramda 
Almanyadan dayım  pilli bir bebek ile   güzel bir elbise de getirince oluvermiştim bayramın en önde gideni.Bu durum kırmızı bir ayakkabı ile taçlandırılınca  artık hazırdım bayrama .Öyle kolay kolay bu üçü aynı anda bir araya gelmezdi memur ailesinde.İlkokul öğretmenimin hazırladığı '' bugünün küçüğü yarının büyüğüdür'' kompozisyonun da en önde yürümüştüm tüm kasabayı.
Bugün oğlum 23 nisan çocuğu o günlerden biraz daha farklı bugün ki bayramlar.Ama amacına uygun olması için biz elimizden geleni yapıyoruz. Oğlumun okulunda bayramı tüm coşkusuyla bizde yaşadık.En çok ta atamıza teşekkür ettik.
.Bu bayramlar hiç bitmesin  herkesin bayramı kutlu olsun Atam hep kalbimizde olsun.

27 Mart 2014 Perşembe

DETAY



Gördüğünüz bu makaralar çok uzaklardan ,benim çocukluğumdan.Canım anneciğimin nakışla uğraştığı zamanlardan .Geçenlerde  evimizde elime geçti.
Bu ufacık şey beni nerelere aldı götürdü bil bilseniz....Dolaşırdık anneciğimin etrafında ,oysa kaptırmış kendini makaralarına .
Ne tuhaf değil mi hayatımızda ufacık detaylar aslında ne kadar önemli ....Bir var ,bir yok aslında ..
Şimdi önemsemediğimiz aslında bizimle bütünleşen detaylar,  önemini hep koruyacak , sevdiklerimiz tarafından.

23 Aralık 2013 Pazartesi

YENİ YILA ADIM ADIM


Yeni yıla kalan kısa zaman beni heyecanlandırıyor.Fazla bir beklentim olduğundan değil sadece yeni umutlar beslemek hoşuma gidiyor.Eski yılbaşıları hatırlıyorum.Gün önce alınan çeşit çeşit kartpostallar en simlisinden seçilir, uzaktaki akrabalara gönderilmek için hazırlanırdı.Öyle janjanlı hediye paketlerinde türlü hediyeler alınıp verilmezdi.Ailecek geçirilen vakit tadına doyulmaz bir hediyeydi zaten.Annemin hazırladığı  müthiş sofra gecenin en can alıcı detayıydı.Sonrasında oynanan tombala izlenen yılbaşı programı neşemize neşe katardı.Çocukluk tabii her seferinde uyumamaya inat etsem de erkenden uyurdum.Ne güzel günlerdi.Varmı sizin anılarınızda kalan detaylar...... 

15 Aralık 2013 Pazar

SÜPERRRRR

Benim iş birazda zevke döndü galiba bugüne kadar hep  mantıcıdan hazır aldığım yada dışar da yediğimiz bu lezzet artık benim ellerimde hayat buluyor.Canım annem görse ne mutlu olurdu.Gözlerimi kapattığımda anneciğimin becerikli elleri geliyor aklıma .Soğuk kış günleri evimiz sobalıydı soba üstünde yapılan kestane ne tatlı olurdu.Küçük ama sıcak odada ne eğlenirdik.Ahhh ahhhh

1 Ağustos 2013 Perşembe

MİS GİBİ FESLEĞEN

Çocukluğumda teyzemde sıra sıra saksılarda fesleğenler sıralanırdı.Onları büyük bir özenle diker yaz akşamlarına hazırlardı.Öyle bir kokardı ki mis gibi bahçeyi  sarıverirdi kokusu.Demli bir çay eşliğinde o koku mest ederdi herkesi.Bayağa kalabalık olurduk ki çekirdekte çayın yanında olmazsa olmazdı.Tabi zaman geçti ne teyzem, nede o bahçeden bir eser kaldı.Bu güzel anlarda Yaşanmışlıklar arasında yerini aldı.Bende ne zaman fesleğen kokusu duysam o günlere giderim.Bir fesleğen bahanesi ile yitirdiğim insanları da anar geçerim.Hatta evimde büyütmekten de vazgeçemem.
Herkese buradan fesleğen kokulu güzel akşamlar dilerim
.


15 Mayıs 2013 Çarşamba

EMEK

Merhabalar,günler ne kadar da hızlı akıp geçiyor.Hayatın bizlere getirdikleri ile yaşayıp gidiyoruz.Yaşarken de eskiye olan bağlılığım beni mutlu ediyor.Bir gün yaşanmışlıkların beni oldukça etkileyeceğini hiç aklıma getirmezdim. 
Fotoğraflardaki görüntüyle mest oluyorum .Artık günümüzde bunun gibi emekler örtülmek yerine dekorasyonda farklı şekilde yerini alıyor.Kimi zaman bir çerçevede kimi zaman duvarda kimi zamanda tekstilde kullanılıyor.Ama artık sandıkta olmayacağı kesin..
Özellikle Almanya'da bir tanıdığınız varsa ,Türkiye de her şeyin zor bulunduğu zamanlarda mutlaka size de gelmiştir bu fincan takımından.Bana da nostaljiyi çağrıştırıyor bu fincan.Bununla yapılan kahveler ağırlanan misafirler unutulmaz.
Hepside nasıl bir emek değilmi?

12 Kasım 2012 Pazartesi

ESKİDEN BÖYLEYDİ


ESKİDEN...Çember çevrilir,

Su musluktan içilir,

Ağaçlara tırmanılırdı.

Bebekler bezden,

Silahlar tahtadan,

Resimler kömür karasından yapılırdı.

Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin İsimleri konulur,

Saatli maarif okunurdu.

Komşuda pişen bize, bizde pişen komşuya düşerdi.

Geceler ayaz,

Sokaklar karanlık,Yıldızlar parlak olurdu.

Turşu, salça, mantı evde yapılır,

Karpuz kuyuda soğutulurdu.

Erik ağacının çiçeği,Pencere camımıza yaslanır,

Güz yaprakları bahçemize düşerdi.

Kardan adam yapılır,

Evlerde soba yakılır,

Kış gecelerinde masal anlatılırdı.

Merdiven çıkılır,

Aidat ödenmez,Yönetici seçilmezdi.

Evler badanalı,

Sokaklar lambasız,

Mahalleler bekçili olurdu.

Ajans radyodan dinlenir,

Çizgi roman okunur,

Defterlere kenar süsü yapılırdı.

Hayat...Arkası yarın gibiydi,

Kesintisizdi.

Her gün yaşanacak bir şey vardı.

Herkes kendi düşünü kurar,

Kendi hayatını oynardı

ŞİMDİ  Şimdi,

HerkesYoğun,

Yorgun

Ve  Tek başına

CAN DÜNDAR
Ne güzel söylemiş CAN DÜNDAR... Evet hepsi eskide kaldı.Çok  yaşlı değilim sadece 37 si ni almış bir eskiciyim.Belki bu yüzden TRT 1deki seksenleri çok seviyorum.Çok  özlüyorum geçmiş yaşamı , önceleri ne kadar zaman kaybettiğimizi düşünürdüm teknolojiden uzakken , geç tanışmanın pişmanlığıyla.Ama anladım artık eskiyen hayatımızmış......Kocaman kalabalık bir yanlızlık değilmi bizlerin yaşadğı?Çekilen zorluklar bir yetinme ,bir paylaşım ,bir mutlulukmuş meğer...Çok şükür şimdide mutluyum ama hiç birşeyde tat yok.Eskiden kopmak istemiyorum sanki o günler hiç yaşanmamış gibi geliyor bana  benim hazinemmiş eskiler meğer andıkça hafif bir tebessüm birikiyor yüzümde.....Allahım yaşalanıyormuyum ne?
       
 BENİM ESKİLERİM
 Sobanın üzerinde pişen yemek ,pazar günleri radyodan dinlenen maç yayını,okul yolunda alınan elmalı şeker horoz şekeri,dantelden yapılan yakalıklar,derslerin peşine düşüp şehir kütüphanesinde alınan soluklar, çat kapı  misafirliğe gidilen veya gelinen akrabalar,hafta sonu çalışan merdaneli çamaşır makinası,cumartesi akşamları beklenen türk flimi,büyük bir sabırla topladığımız hergün yenisini eklediğimiz peçete kolleksiyonu,kitap aralarında  kurutulan çiçekler, gizli yazılan hatıra defterleri, soğuk odada  sarılıp yatılan yorgan,yılbaşı için uzaktaki akrabalara atılan en simlisinden kartpostallar,çeşmeden içilen su ,Fotoğraflar için oluşturulan albümler, içinde oturulmayan varken yok olan misafir odaları,banyoda sıcak su için yakılan kazanlar,hortumla kapıda yıkanan halılar,filede  yada hammal arabası tutularak taşınan pazarlıklar,sokakta var gücüyle bağıran sebzeciler,  kilitlenmeyen kapılar,mahalle arastasında yapılan düğünler ,mahallece gidilen deniz sefaları,sokakta oynanan dombiliç, yakan top,köşe kapmacalar Bitecek diye yenmeyen önce kardeşi yesin diye gözlenen çikolatalar ,bayramda toplanan şekerler,bayramlarda duyulan sevinçler, giyilen en güzel bayramlıklar, kurulan küçük ama sevimli hayaller, yazın  kapı önünde yenilen çekirdekler,geceleri  dinlemeye mecbur olunan cırcır böcekleri,arkadaşlarla bir araya gelince kasete alınan sesler kikirdemeler, her akşam bir eve misafir  pazarlamacılar,ayarlanan bütçeler,ayna karşısında uğraşılarak yapılan saç örgüleri, üç kız kardeşin kaytarmaya çalıştığı yaz temizliği,dökülen yünler havalanan yorganlar, büyük bir zevkle okunan cin Aliler, milli bayramlarda gidilen stadyumlar ve orda mutlaka çekinilen seyyar fotoğraflar , kasım ayında Atama götürülen kasımpatları  ,sürekli edilen şükürler... aklıma gelenler bunlar:
Merak ediyorum sizin eskileriniz  neler?

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...